KUTSAL KÜLLÜ SU ŞEHRİ, HARİDWAR

Om jai Ganga Mata, Maia: :Om Ganga Ana’ya şükürler,
Jai Shri Gange Mata : Ganga Ana sana selam ediyor.
Jo nara Maiaji ka dhyata : Sana ibadet eden herkesin,
Mana vanchita phala pata : Tüm istekleri tatmin oluyor.
Hari Om jai shri Ganga Mata: Selam sana Ganga Ana.

Bütün canlıların ilksel maddesi su. Çağıl çağıl akan Ganj suyunda, dirimsellik ve suda ruhun izleri..Akan su mudur, yoksa özgür ve çalkantılı ruhlar seli mi? Kanmaz yudumladıkça ruhları, susayan su.

Hintlilerin hem ruhlarını hemde bedenlerini yıkayan Ganj, Hindistan’ı anlamak için bir başlangıç ve sondur.

Ganj nehri 1560 km uzunluğunda, Himalaya’lardan doğar. O bir Tanrıçadır.O, kutsal suların temsilcisi, mistik bir arınma ve temizlenme gücünü barındıran, saflığın, sadeliğin, bilgeliğin sembolüdür. Hindistan kokusuyla yüklü su, zaman ile el ele tutuşmuş akmakta.. dağı taşı dele dele.

Hindu dininin en kutsal yerlerinden biri olan Haridwar , Hindu hacıların suyla içselleştiği ruhsal arınma merkezidir.

Ganganın cennetten yeryüzüne iniş efsanesi Hindu şiirsel destanı Ramayana’da şöyle anlatılır; Kral Sagar, Ayodhyanın kralı, ve onun atası Lord Rama Ashefvamedhya Yoghyayı 99 kez uygulamış. Her seferinde bir atı, dünya çevresine göndermiş ve o at hiç yenilmeden krallığa geri dönmüş. Bu arada İndra, Tanrıların kralı, Kral Sagarın bu başarısını kıskanmış, ve Kral Sagar yüzüncü kez Ashvamedhya Yogya yaparken, Yogya atını kaçırmış ve Kapila Muni’nin inziva yerine götürmüş.Atı aramak için 60 bin prenses Ayodhyadan yola çıkıp, Kapila Muni’nin inziva yerine ulaşmış.Bu ermiş kişiye yanlış davranmış ve ona saldırmışlar. Kapila Muni bir büyü yaparak 60 bin prensesi bir anda yakmış ve küle çevirmiş. Bunu duyan Kral Bhagiratha ( Kıral Sagarın torunlarından biri) Kapila Muni’den sorunun çözümü için bir çare bulmasını istemiş. Kapila Muni Ganj nehrinin sularının 60 bin prensesi hayata geri döndüreceğini söylemiş.

Kral Bhagirath krallığını terkedip atalarının ruhlarını kurtarmak için meditasyon yapmaya başlamış.Bhagirathin, Brahmadan binlerce yıl süren kefarete uyması gerektiğini ve ancak bu sayede Ganganın cennetten yeryüzüne ineceğini ve atalarının küllerini yıkayarak onları tekrar hayata kavuşturacağını söylemiş.
Brahma , Bhagirathın isteğinden ve samimiyetinden memnun olmuş ve Lord Shiva’ya dua etmesini ve sadece onun bu işi yapabileceğini bildirmiş.Shiva, kalın saçlarını nehrin aksi yönüne yerleştirmiş, böylece cennette akmakta olan Ganga , Shiva’nın saçlarından süzülerek yeryüzüne akmaya başlamış.Shiva’nın bu kişiselleşmesine GANGADHARA denir.Bir timsahın üzerinde oturarak tasvir edilen Ganga, hem ölümü hemde ölümsüzlüğü temsil etmektedir.

Haridwar’ın orta yerinden gürül gürül buz gibi akan Ganj nehri ritüelleri, şehrin Har- Ki- Pair Ghatında yapılır.Burası ,günün her saati kutsal Ganj banyosu yapanlarla tıkabasa doludur. Nehrin üzerinden geçen Bhimgoda köprüsünün üstüne çıkıp ,etrafa bir göz attığınızda, ortalık mahşer yeri gibidir.Hindistan’ın her köşesinden insanlar akın akın buraya gelirler. Zamanın ve yaşamın sonsuz döngüsel doğası burada sizi içine çeker. Upaşinad’larda ruh göçü benliğin ölümsüzlüğü olarak bildirilir.Ruh her şeyin içindeki iyiliktir. Meydanda sadhular, dilenciler, yogiler, köylüler, Ashram öğrencileri, hacılar, satıcılar, hepsi yan yana, Ganj’ın kenarında büyük bir telaşla ibadet etmekteler. Hintliler buldukları her boş zemine , altlarına bir bez parçası serip uzanıverirler, meydan milli yatakhane gibidir.Sadhular bir başka alem , hepsi yalınayak, başı sarıklı, zapzayıf. Bu adam, yarına çıkmaz dersiniz, senelerdir Haridwara gidiyorum hepsi dipçik gibi, zaten beni de tanıyorlar, ben onların Minakşi’siyim.Vücutlarını bir bez parçası ile sarıverirler, onların dünya malı ile işleri yoktur, çilekeş yaşamaktır tek felsefeleri. Kimilerinin keçeleşmiş saçları, kendi boyundan bile uzundur, bazılarının kıyafetleri kül dür, yani üryan gezerler, bunlar Naga Babalardır. Çangır çangır zil sesleri duyup, arkama baktığımda, aklıma gelmeyecek yerlerine takılmış zilleri görünce, vaziyeti anlamaya çalışmadan, onları mistik bedenleri ile baş başa bırakıyorum.

Meydanda, kazanlarla yemek pişirilen açıkhava lokantaları vardır.Buradan birkaç kova yemek alıp, ibadet için koca Hindistan’ın kimbilir hangi eyeletinden ve hangi zor şartlarda geldiğini bildiğimiz insanlara dağıtıyoruz. Kurutulmuş muz yapraklarından yapılmış, natürel tabaklarda sebze, pilav ve irmik helvasını, yüzlerce insan büyük bir saygı ve düzen içerisinde sıraya girip o günkü rızklarını alıyorlar.. Her insan, Dharmasına (adaletli davranış) uygun ve sadık olarak yaşar bu ülkede.
Ganj nehri kenarında , ritüeller için hertürlü melzeme satılıyor. El arabalarında, üst üste yığılmış boy boy naylon bidonlar ile, yolculuk yapamayan insanlar için Ganj suyu götürülür, Bu su, düğünlerde, hasta ve ölmekte olan insanlar için derman suyudur. Ganj sularının akıntısı çok kuvvetli olduğundan , suya girenlerin tutunabilmesi için, sıra sıra zincirler vardır. Om çekenler , zincire tutunup , suların içine dalıp dalıp çıkarlar ve ardından doğan güneşi selamlarlar. Tanrı, suları yaratmış ve içine kendi özünden katmış.Bir zincirin ucundan da ben tutup , dalıveriyorum coşkun Ganjın sularına , bir ruh gülümsüyor gibi derinden, yürek dolusu. Ben köpük Tanrıçaya sarıldıkça , Hintliler gülüyor ,azgın sularla boğuşan çelimsiz halime..

Haridwar’a ilk kez gelip hacı olanlar, ortalık berberlerinde , saçlarını son teline kadar kazıtırlar. Köprünün altında ise,koca koca defterleri karıştıran katipler , yüzlerce yıldır buraya gelen hacıların kayıtlarını tutan bir kastın üyeleridir. Buraya gelen hacılar ,yedi sülalesinin kaydını bulup kendini bu soyağacına kaydettirmek zorundadır. Böyle yapmaz ise ziyareti geçersiz sayılırmış.

Akşam Ganga Aarti , güneşin batışının suya düşen pul pul kızıllığı altında Har- Ki- Pairi meydanında büyük bir coşku ile, Ganja olan şükranlarını ifade etmek için kutlanır.. Ganjın etrafı alabildiğine kalabalıktır, tören boyunca davul ve çan sesleri ile tanrılara haber verirler.. Yüzlerce insan ilahiler eşliğinde , ellerinde büyük şamdanlarda mumlar taşıyanlar, çeşitli Mudra haraketleri yaparak evrenin iki temel yapısı olan ateşi ve suyu bir arada kutsarlar. Kararan havada , mum ışıkları mistik bir hava oluşturur. Hintliler Diya ismi verilen ağaç yapraklarından yapılmış, küçük kayıkların içine taze çiçek , dini semboller ve minik bir mum yakarak, Ganjın sularına salıverirler. Kutsal su ile yıkanmış gecede , davulların, çanların ve ilahilerin müthiş melodisi eşliğinde, Ganjı ateşböcekleri gibi aydınlatan Diyaların seyrine doyum olmaz. Törenin sonunda, hep bir ağızdan büyük bir heyecan ile Ganga Aarti ilahisi ‘Om Jai Gange Mata ‘ okunur ve gönüller aydınlanır.

Kadercilik, (Karma) Hinduların en güçlü inançlarından biridir.Ölümden sonra hayat Hindistan’da doğal olarak en önemli meseledir.Uzun ya da kısa bir zaman sonra, ruh, iyi ya da kötü amellerine göre geri dönecektir. Ganj’ın yakınlarında ölmedikçe, bedeni Ganj suyunun kenarında yakılmadıkça ve küllerinin bir kısmı onun üzerinde savrulmadıkça Hindu’nun ruhuna rahat yoktur.

Haridwar’daki Mansa Devi Tapınağını ,buraya gelen tüm hacılar ziyaret ederler.Bahçede bulunan kutsal ağaca, tıpkı bizim gibi çaput bağlarlar, ve isteklerin yerine geldiğine inanılır.

Tapınağa teleferik ile çıkılır eğer yürümek isterseniz, aman maymunlara dikkat edin, buradaki maymunlar vahşidir.Vadinin ve Ganj nehrinin manzarasını bu yükseklikten izlemek muhteşemdir.

Bütün bu ritüellerin ardından, Hindistan’ın en renkli çarşılarından biri olan Bara Bazaar ‘a dalıp tütsüler, hint takıları, müzik aletleri, sariler, ayruvedik ilaçlar, ruhunuza iyi gelecek her şeyi alabilirsiniz.Çarşıda yapılan nefis lassi’yi ( bir çeşit ayran) kana kana içebilirsiniz, çünkü en iyi lassi burada yapılır. Haridwar vejeteryan bir şehirdir ve alkole’de izin verilmez.

Ganj nehrinin karşı kıyısında dev bir şiva heykeli vardır .Heybetli .Şiva ,elinde üç çatallı mızrağı, boynunda kobra yılanı ile Mudra (kutsama) duruşu şeklinde Himalayalara bakmaktadır.Bu dev heykel Şhiva’nın ormandaki klasik duruşunu göstermektedir. Heykelin etrafıdaki hacılar, sadhular herkes çok meşguldür, boyananlar, tüp üstünde ,düdüklü tencerede yemek yapanlar, dumanaltı olanlar ve suyun sesinden anlayanlar, Ganj ruhuyla biryerlere akmaktadır…

Tem 31 2013 Mine Candar Category: Hindistan

standardPostTransition
Perhaps the network unstable, please click refresh page.